AMERİKA  VE İSRAİL’İN ORTADOĞU HEDEFLERİ

Amerika’nın Büyükelçiliğini 14 Mayıs 2018 günü Kudüs’e taşıması ve bu olayı Gazze’de protesto eden Filistinlilerin acımasızca İsrail askerlerince öldürülmesi bir kıvılcım olarak artık Ortadoğu’da alev doğurmaya başlamıştır.  Bu alevi  gizli Amerika ve İsrail ilişkileri başlatmıştır.

Peki bu gizli Amerika ve İsrail ilişkileri nasıldır ?

2000 yıllık süreçten sonra kurulan ilk Yahudi devleti olan  İsrail Devletinin kurulduğu 14 Mayıs 1948’de  Tel-Aviv’de toplanan Yahudi Milli Konseyinin yayımladığı bir deklarasyonla ilan edilmiştir. Yeni devleti tam on dakika sonra ABD Başkanı Truman tarafından fiilen tanınmıştır. (Risler, 1974:66 ve  Armaoğlu: 1989:17)

Amerika’nın şu andaki başkanı Donald Trump,  6 Aralık 2017 günü İsrail’i tanıyan tüm ülkelerin büyükelçileri Tel Aviv’de bulunurken Kudüs ile ilgili;   ‘’Ben artık zamanı geldiğine inanıyorum. Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma vakti artık gelmiştir. Büyükelçiliği Kudüs’e taşıma kararı veriyorum.’’   açıklamasını  yapmıştır.   (Yeniçağ Gazetesi, 7 Aralık 2017)  Bu açıklama doğrultusunda İsrail’in kuruluş yıldönümü günü olan 14 Mayıs 2018 günü Amerika elçiliğini Kudüs’te faaliyete başlatmıştır.( Hürriyet Gazetesi,15 Mayıs 2018 )

Böylece Amerika; 1948 yılında İsrail’i tanıyan ilk ülke olduğu gibi  Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan dünyadaki  yine ilk ülke olmuştur.

A.B.D.’nin bir önceki başkanı Barack Obama’da  ‘’Hepimiz İsrail yanlısıyız’’(Habertürk Gazetesi, 2015)  demiştir.

Kısaca; İsrail’in kurulduğu 1948’den günümüze Amerika ve Amerikan Başkanları hep İsrail’in   yanındadır.

Son yıllarda özellikle II. Dünya Savaşı’nın ardından kurulan yeni dünya düzeninde Amerika’yı anlamadan İsrail’i ve Ortadoğu’daki olayları   anlamak mümkün değildir.

Amerika, gerek iç siyasetindeki kurumsal yapısı, gerekse dış politika yapımındaki karar alma süreci bakımından diğer devletlerden farklıdır. Özellikle Kongre ve Başkan üzerinde çıkar gruplarının karar alma süreçlerindeki etkisi çok fazladır. Faaliyetlerini lobiler aracılığıyla yasal zeminde sürdüren bu çıkar grupları herhangi bir etnik, siyasi veya dini kimliğe sahip olabilir. Bu sistemle birlikte farklı kesimlerin Amerikan siyasal sistemi içinde yer alması hedeflenmiştir.

Amerika’da çıkar gruplarının etkisine hem iç hem de dış politikadaki karar alma süreçlerinde şahit olmaktayız. Bu çıkar grupların en önemlisi Amerika’da yaşayan Yahudi cemaatıdır.

Dünyadaki ilk 500 büyük şirketten 244’ü Amerikan şirketidir.      ( Financial Times,  1999 )  Bu şirketler sermayeleri ile A.B.D.’yi gizlice yönetmektedirler. Bu Amerikan şirketlerinin sahipleri araştırıldığında ise karşımıza büyük çoğunlukla  İsrailoğulları gelmektedir.  İsrailoğulları yani Yahudiler ya da Museviler.

İsrail’in kurulduğu 1948 yılından bu yana Amerika İsrail’e ekonomik katkıda bulunuyor.  Bugün İsrail’in en büyük destekçileri olarak da Amerika’da yaşayan   Amerikan Yahudileri tanımlanıyor.

Yahudilerinin girişimci ve birlikçi yönleri, maddi güçlerini  seçimlerde kullanma kabiliyetleri A.B.D.’nin dış politikasını şekillendirmekte en önemli faktörü oluşturmaktadır

Amerika’daki Yahudi lobileri ve örgütleri deyince ilk akla gelenler American Israel Publıc Affairs Commitee ,  American Jewish Committee ve American Jewish Congress’dir.

Peki bu Yahudi lobilerinin hedefleri nedir?

Günümüzde Amerika’daki Yahudi cemaatının çıkarlarını en iyi sağlayan kurum, 1951’de kurulan American Israel Publıc Affairs Commitee (AIPAC)’tır. Bu komite Amerika’nın İsrail ile alakalı politikalarında etki sahibi olmak adına Kongre ve yürütme mercii üzerinde lobi çalışmaları yürütmektedir. Kuruluş  amacını ‘’karar alıcıları Birleşik Devletler ve İsrail’i birleştiren bağlar konusunda eğitmek ve Yahudi devletinin güvende ve güçlü olmasına yardım etmenin Amerika için ne kadar önemli olduğunu yaymak’’ olarak tanımlayan AIPAC, ülkedeki her iki partiyle de ortak çalışmalar yapmaktadır. (Bu konuda ayrıntılı bilgi için bakınız; Smith, 1989:.215-229  ve Umerova, 2006, s.79-80  )

Amerika’daki bütün Yahudi örgütlerinin liderleri en az ayda bir defa toplanarak genel bir durum değerlendirmesi yapmaktadır. ’’Conference of Presidents of Major American Jewish Organizations’’(Amerikan Yahudi Örgütleri Başkanlar Konferansı) olarak bilinen ve 1948’den beri faaliyet gösteren bu mekanizma, şemsiye örgüt olarak kabul edilmektedir. Daha çok kamuoyuna yönelik çalışmalar yapan bu örgüt İsral’i ilgilendiren önemli karar ve yasa tasarılarının görüşülmesi esnasında üyelerini harekete geçirmektedir. Başkanlar Konferansında Yahudi örgütler arasındaki görüş ayrılıkları ve varsa çatışmalar giderilmektedir.( Keller, 1981:1523)

Peki bu Yahudi örgütlerinin ve İsrail’in nihayi hedefi nedir?

Bu hedefi bulmak için çok büyük ilmi çalışmalar yapmaya gerek yok. Her şey o kadar açık ki, sadece İsrail’in bayrağına ve kutsal kitap Tevrat’a bir bakmamız bu nihayi hedefi bizlere gösterir.

Bugünkü İsrâil bayrağı  beyaz zemin üzerinde  üstte ve altta iki mavi çizgi ve bu çizgilerin ortasında altı köşeli mavi Siyon yıldızından oluşur  Bayraktaki her imin dînî – tarihî kökenlere dayanan anlamı vardır

 

Beyaz  dünyadır  yeryüzüdür  Bayrağın ortasındaki altı köşeli yıldız ise Siyon yıldızıdır  Filistin’in başkenti Kudüs’te bulunan Siyon Dağı’nda yeniden kurulmak istenen Tanrı Krallığı’nı simgeler  Bu yıldızın bulunduğu alan  Yahudîler’in vatanı olan Arz-ı Mevud  yani Tanrı tarafından kendilerine vaat edilmiş topraklardır.

Arz-ı Mevud’un yani  Yahudî vatanının sınırlarını ise bayraktaki Siyon yıldızının altından ve üstünden geçen iki mavi çizgi belirlemektedir  Bu mavi çizgiler  Yahudî topraklarının sınırlarını işaret etmek içindir.

Peki bu sınır çizgileri neresidir?

Bu iki çizgi Nil ve Fırat nehirleridir  Kongo ( eski Zaire)  Uganda  Etiyopya ( Habeşistan )  Sudan ve Mısır topraklarında akan Nil Nehri ile Türkiye  Suriye ve Irak topraklarında akan Fırat Nehri’dir  İsrâil bayrağındaki iki mavi çizgi  Nil ve Fırat nehirlerini sembolize ederler

Arz-ı Mevud’un hudutları  Tevrat’ta  Nil ile Fırat nehirleri arasındaki coğrafya olarak gösterilmiştir.

( Tevrat  Tekvin  Bâb 15 )

Bir Yahudî’nin bunu kabul etmemesi  Yahudîlik’ini inkâr etmesi demektir  Arz-ı Mevud konusu Musevî inancında “imanın esasları” arasında olduğundan  bu ülkü  her Yahudî’nin ülküsüdür. Bunun anlamı  Yahudîler’in  Mısır’dan Türkiye’nin doğu ve güneydoğu bölgelerine kadar geniş bir coğrafya üzerinde hedefleri olduğu gerçeğidir.

Bu gerçeği ve bu hedefleri aşağıdaki olaylar doğrulamaktadır.

İsrail; 14 Mayıs 1948’de  kurulmuştur.   Sonrasında;   Arap-İsrail savaşları olmuş, İsrail kazanmıştır,   İran- Irak Savaşı olmuş, İsrail karlı çıkmıştır.   Suriye’de iç savaşlar olmuş, İsrail Golan tepelerinin sahibi  olmuştur.   Filistin Kurtuluş Örgütü ile Hamas birbirleri ile savaşmış, Filistin zayıflamış ve İsrail güçlenmiştir.

Irak’a ABD müdahale etmiş, İsrail’in bölgede güvenliği artmıştır.   Barzani 25 Eylül 2017’de bağımsızlık referandumu yapmış, bu referandumu Ortadoğu’da sadece İsrail desteklemiştir.    PKK/PYD Türkiye’ye karşı ABD ile birlikte taraf olmuş, İsrail’in eli güçlenmiştir

Balyoz, Ergenekon, FETÖ gibi iç mücadelelerle yıpranmış bir Ordu ve Türkiye kalmış, ama pazarlık gücü artmış  ve Ortadoğu’da etkinliği artmış bir İsrail ve ABD bulunmuştur.

Tek tanrılı üç dinin mensubları olan Museviler,  Hristiyanlar ve Müslümanlarca kutsal kabul edilen Kudüs, İsrail tarafından başkent yapılmıştır.   Müslümanlarca ilk kıble olarak kullanılmış Kudüs’teki  Mescid-i Aksa’da 14 Temmuz 2017 tarihinden beri abluka uygulanmış  ve Müslümanların Cuma namazını kılması engellenmiştir. Amerika’nın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan kararını ve Büyükelçiliğini   Kudüs’te faaliyete başlatmasını Gazze’de protesto eden Filistinliler ise 14 Mayıs 2018 tarihinde İsrail askerlerince öldürülmüştür.

Bütün bunları  bütün dünya Müslümanlarını ve diğer dünya devletlerini  karşısına alabileceğinden hiç korkmayan bir devlet olan İsrail yapmıştır.

Ortadoğu’da kısaca;  ABD desteğinde İsrail’in istedikleri olmuştur.

Ünlü yazar Dante; ‘’Küçük bir kıvılcım koskaca bir alev doğurur’’ demiştir.

Amerikan  Büyükelçiliğinin İsrail’in kuruluş yıldönümü olan 14 Mayıs 2018 günü ve Yahudilerce yeniden kurulmak istenen kutsal  devletin başkenti olarak kabul edilen Kudüs’te faaliyete başlaması  ve  de bu olayı Gazze’de protesto eden Filistinlilerin acımasızca İsrail askerlerince öldürülmesi küçük bir kıvılcım olarak artık Ortadoğu’da büyük bir alev doğurmaya başlamıştır.

Bu güçlü alevin enkazından ileride hangi devletler ve milletler galip olarak çıkacak  şu an için belirsizdir. Ama ama    Kutsal kitap  Kur’an-ı Kerim’in     Hicr Süresinin 4 ve 5. Ayetleri bütün milletler ve devletler için bir gerçeği anlatmaktadır.

4.Ayet: Biz hiçbir kenti yok etmedik ki, onun mutlaka bilinen bir yazısı olmasın(helak ettiğimiz her ülkenin yazılmış, tespit edilmiş bir süresi vardır. O süre dolunca onları yok etmişizdir.)

5.Ayet: Hiçbir millet ne süresini geçebilir, ne de(ondan) geri kalır.(Her kavim mutlaka, kendileri için belirtilmiş sürede helak olur.)

* Araştırmacı,  sentugtigin@gmail.com

 

KAYNAKÇA

 

Kitaplar

A.R.Taylor, The Zionist Mind: The Origins And Development Of Zionist Thought, The Institute For Paletsine Studies, 1974

Bill Keller , ‘’Supporters of Israel, Arabs Vie for Friends and Influence in Congress, at White House’’ Congressional  Quarterly Weekly Report, Vol:39, No:34 April 22 1981

Cloyd P. Gartner, History Of The Jews In Modern Times, Oxford University Press, Oxford, 2001

Fahir Armaoğlu,  Filistin Meselesi ve Arap İsrail Savaşları, Ankara,1989

Hedrick Smith, The Power Game: How Washington Works, New York: Ballantina Books,1989 J

Jacques R.Risler:  Çağdaş İslam Dünyası (Çev.Nihal ÖNOL), İstanbul ,1974

The Esco Foundation For Palastine, Inc, Palestine ’’ A Study of Jewish, Arab And British Policies’’, Yale University Press, New Haven, Vol.I. 1947

Dini Kitaplar

Tevrat  Tekvin  Bâb 15

Kur’an-ı Kerim ,    Hicr Süresi 4 ve 5. Ayetleri

Tezler

Zenife Umerova , ‘’Yahudi Lobisinin ABD İçindeki Konumu ve Ortadoğu Politikasındaki Rolü’’, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslar arası İlişkiler Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Ankara,2006

Dergiler

Duncan L.Clarke, ‘’US Security Assistance to Eypt and Israel: Politically Untouchable?’’ The Middle East Journal, Vol, 51, No.2 ,Spring 1997

Gazeteler

Financial Times,  27 Ocak 1999

The Washington Post  26 Eylül  1991.  Charles R.Babcock,  ‘’Israel’s Backers Maximize Political Clout’’yazısı

Habertürk Gazetesi, 31 Ağustos 2015

Sözcü Gazetesi,9 Aralık 2015

Posta Gazetesi, 28 Şubat 2016

Yeniçağ Gazetesi, 7 Aralık 2017

Yeniçağ Gazetesi, 22 Haziran 2015

Hürriyet Gazetesi,15 Mayıs 2018

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.