AMERİKA ve RUSYA’NIN TÜRKİYE’YE SİLAH SATIŞLARININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

AMERİKA ve RUSYA’NIN TÜRKİYE’YE SİLAH SATIŞLARININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Türkiye son günlerde Rusya’dan alacağı S-400 füze savunma sistemleri ile Amerika’dan alacağı Patriot hava ve füze savunma sistemleri ve de Suriye’deki son gelişmeler ile dünya gündeminde en çok yer alan ülkelerden birisi olmuştur.
Türkiye hangi silahları alıyor ve ne kadar para ödüyor diye haber kaynaklarını araştırdığımızda karşımıza çıkan durum şudur;
Rus savunma sanayi şirketi Rosteh’in başkanı Sergey Çemezov, Türkiye’nin Rusya’dan 4 adet S-400 füze savunma sistemi bataryasını 2.5 milyar dolar karşılığında satın aldığını açıklamıştır.
Böylece; Türkiye S-400 bataryalarına sahip ilk NATO ülkesi olacaktır.
ABD Dışişleri Bakanlığı, 3.5 milyar dolar değerindeki Patriot hava ve füze savunma sistemlerinin Türkiye’ye satışına onay vermiştir.
Böylece; Türkiye yıllardan beri peşinde koştuğu ve bir türlü alamadığı bu sistemleri Amerika’dan şimdi alabilecektir.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsünün (SIPRI) 2011 yılı dünya silah ticareti tablosuna göre; son 200 yıllık dünya tarihi içinde dünyaya en çok silah satan ülke isimleri içinde Almanya, Fransa, İngiltere ile beraber ABD ve Rusya yer almıştır. SIPRI’nin en son açıkladığı rapora göre ise dünyanın şu andaki en büyük silah ihracatçıları olarak ABD ve Rusya ilk iki sırayı almıştır. ABD’nin küresel silah ticaretindeki payı % 33, Rusya’nın silah satış pazarındaki payı ise %23 olmuştur.
Bugün dünyada en çok silah alan ülkelerin başında Asya’da ve Ortadoğu’da bulunan İslam ülkeleri gelmektedir. ABD’nin ürettiği silahların yaklaşık yarısı Ortadoğu’da bulunan ülkelerce alınırken, Rusya Orta Asya ülkelerinde hakimdir.
Böylece Türkiye; S-400’ler için Rusya’ya 2.5 milyar dolar, Patriotlar için Amerika’ya 3,5 milyar dolar toplam 6 milyar dolar ödeyerek bu süreci devam ettirecektir.
Bugün tarih ilminin bizleri aydınlatabildiği kadarı ile büyük devletlerin şu anda büyük sorunların yaşandığı Ortadoğu ve Asya topraklarına sahip olan Osmanlı Devleti topraklarını I. Dünya Savaşı sonrası kendi aralarında anlaşarak paylaşmak için önceden İstanbul(1915), Londra(1915), Syces-Picot (1916), St.De Maurienne (1917) gizli anlaşmalarını yaptıkları bilinmektedir.
Amerika’da çıkar gruplarının etkisine hem iç hem de dış politikadaki karar alma süreçlerinde şahit olmaktayız. Bu çıkar grupların en önemlisi Amerika’da yaşayan Yahudi cemaatidir. Amerikan Yahudilerinin derin tarihi ve dini idealleri sonucu yeniden ortaya çıkardıkları ‘’Büyük Ortadoğu Planı’’ kod adlı hareket Amerika’nın bu bölgedeki dış politikasının bugün temelini oluşturmaktadır. Bu planın şu andaki safhası sorunsuz büyük bir İsrail devleti kurulmasıdır. Bu safhanın gerçekleşmesi için şimdiki ayakta Suriye ve İran’ın bulunduğu ve arkasından ise sıranın Türkiye’de bulunacağı araştırmacılar tarafından devamlı belirtilmektedir.
XV. yüzyıldan beri büyük güç olma şansına ve kabiliyetine sahip birkaç devlet veya millet sayılabilir. Bunlar, Anglo-Sakson dünyası içinde Anglikan İngiltere, Latin dünyasında Katolik Fransa, Slav dünyasında Ortodoks Rusya, Germen dünyasında Protestan Almanya, Yahudiler tarafından gizlice yönetilen Amerika ve geçmişte İslam dünyasında Osmanlı Devleti.
Günümüz için kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim ( Mâide-51) bizlere bazı ip uçları sunuyor.
‘’ Ey inananlar! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdır.’’
Böylece; kutsal kitabımızda bize iletildiği gibi Yahudiler tarafından gizlice yönetilen Amerika ile Ortodoks Hıristiyanların tarihi lideri Rusya birbirlerini dost edinmiş olabilir.
Ayrıca tarih ilminin bizlere verdiği bir ders vardır.
Devletler arasındaki ilişkilerin temelinde karşılıklı menfaat vardır.
Yani bugün Amerika’nın Büyük Ortadoğu Planı içinde yer alan Suriye’deki oluşum ile Rusya’nın bölgedeki diğer hedefleri ortak menfaat ilişkileri doğurmuş olabilir.
Türkiye’nin daha şimdiden Rusya’ya 2,5 milyar dolar, Amerika’ya 3,5 milyar dolar toplam 6 milyar dolar silah alımı için para harcaması acaba buna bir örnek olabilir mi ?
Acaba ilerideki aşamalarda Amerika ve Rusya, daha ne kadar Türkiye’den ve etrafındaki bu coğrafyadaki diğer ülkelerden kazanacak?
Sonuç olarak; bu coğrafyada huzur ve emniyetin daimi olarak tesisi için Türkiye-İran-Irak-Suriye dörtlüsü, kendi aralarında tam bir anlaşma sağlayıp, Rusya ve Amerikan ilişkilerini buna göre tanzim etmelidir.
En azından artık biz Türkiye olarak; bölgedeki milli sınırlarımızı korumak için bu iki devlet ile olan ilişkilerimizi yeniden değerlendirmeli artık kararlı, akıllı ve ülkemizin çıkarlarına uygun adımlar atmalıyız.
Aksi takdirde bu coğrafyada; Amerika’nın artık açığa çıkmış Büyük Ortadoğu Planı ve Rusya’nın halen tespit edilememiş gizli planları engellenemez.

Tuğtigin ŞEN
Araştırmacı

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.