“AYNU’L ARAP” ADI ÜZERİNE

“AYNU’L ARAP” ADI ÜZERİNE
Nevin BALTA
Sınır komşumuz Suriye Ortadoğu’da tarihsel süreç içinde yaşanan tüm kırılganlıkların, çatışmaların hesabının tutulduğu bir eşikten geçiyor. Modern Lawrencesler hâlâ Ortadoğu’da sınırlarımızın yakınlarındaki coğrafyalarda dolaşıyor. Brett Mc Gurk’tan başlayıp, yüzü kapalı teröristleri yönlendiren yüzlercesi sınırlarımızda. Irak’ın işgali ile başlatılan mezhep savaşları, altına odun atılıp ateşi harlanan Arap-Kürt çatışması, bölgeye korku salmaya devam eden DEAŞ küresel terörü gündemdeki yerini koruyor. Geçtiğimiz günlerde ABD bölgeden çekilme kararı aldı. Birkaç gün önce Suriye’nin kuzeyindeki Menbiç’te DEAŞ’ın üstlendiği düzenlediği intihar saldırısının ABD’nin bölgeden çekilme kararını etkileme amacıyla yapıldığı biliniyor.
Ortadoğu’da hazır kıta Şii milisler Suriye’de kol geziyor. İran, Irak’tan Golan Tepeleri hattına kadar elde ettiği kazanımlarını Suriye’de kalıcı hâle getirmeye İsrail’in saldırılarına rağmen devam ediyor. Arap NATO’su heyetleri Münbiç’i ziyaret etti. Erbil’de Barzani karargâhında 5 bin üzerinde Suriyeli peşmerge olası tampon ya da güvenlik bölgesi için yedekte tutuluyor. ABD’nin üst aklı tarafından yönlendirilen ABD kulislerinde, Türkiye sözde Kürtlere saldıracak diyerek Arap-Kürt Savaşının ateşi iyice kızdırılıyor.
ABD’den gelen Cumhuriyetçi senatör Lindsey Graham, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşmesi günlerce gazete haberlerine konu edilirken, aynı ismin Haziran 2018’de Türkiye’ye gelip Erdoğan ile görüşmesinin ardından Münbiç’te geçtiği ve PKK’lı isimlerle de görüşme yaptığını unutmayalım. Şam Rejimi başta olmak üzere Suriye’de özerk yönetim için PKK’ya yeşil ışık yakılırken Putin, Münbiç’de YPG’lilerle ortak devriye yaparak pazarlıkta yerini alırken Suriye’nin toprak bütünlüğünden yana olan tek ülkenin Türkiye olduğu unutulmamalı.
Kısaca söylemek gerekirse burası Ortadoğu… Irak Halepçe saldırısında ve Suriye’de Kobani (Aynu’l-Arap)’ta yaşanan olaylarda IŞID’ın ağır silahlarla yaptığı saldırılarda Kürtleri kanatları altına alan Türkiye yine güvenli kapı olmaya devam ediyor.
Suriye merkezli küresel savaşı birkaç cümleyle anlatmaya çalıştık. Bölgenin Suriye’deki mezhep savaşlarına dahil edilmek istenen yerlerinden biri de Kobani’dir. Bu yerleşim yerinin adı üzerinden algı oluşturulmaya çalışılıyor. Suriye Baas rejimi tarafından Kobani’ye verilen “Aynu’l Arap” ismi “Arap Çeşmesi” demektir ve bu isim ilk başta Kobani Kürtler tarafından kullanılmıştır.
Kobani isminin tarihçesine bakıldığında Kobaniye “Aynu’l Arap” denilmesinin nedenleri Kobani’nin coğrafik ve etnik yapısıyla ilgili olup bu adın verilmesi tarihsel nedenlerden kaynaklanıyor.
Kobani denilmeden önce bu bölge için hangi isim kullanılıyordu?
Merkez inşası 1892 yılına denk gelen Kobani, adını 1912 yılında burada hızlı tren hattını inşa eden Almanlar tarafından kurulan ve şirket anlamına gelen Kompanie/Company’den almıştır. Almanlar buradaki demiryolu hattı için gerekli olan siyah taşları da Kobani’nin güneydoğusuna düşen Helinc Köyü’ne yakın Miştenûr Tepesi’nden getirmişlerdir.
Hafız Esad rejimi zamanında Kobani ismi, “Aynu’l-Arap” (Arap Çeşmesi) olarak değiştirilmiştir Kürtçedeki Kobani isminin Arapça çevirisi olan “Aynu’l-Arab” ismi Kobani’ye resmî isim olarak verilmiştir. Dolayısıyla Kürtler tarafından bu yerleşim yerine verilen Kobani adı yerine kullanılan “Aynu’l-Arap” sözü ile Kobani nüfusunun Araplardan oluştuğu şeklinde bir algı yaratılmak istenmiştir.
Kobani’ye “Aynu’l-Arap (Arap Çeşmesi)” adının verilmesinin nedeni Kobani civarında çok eski tarihlerden beri iki çeşmenin bulunmasıdır. Bu çeşmelerden birinin adı Kürtçe “Kaniya Mürşid” (Mürşit Çeşmesi)’dir ve Osmanlı kayıtlarında bu isim Mürşit Pınar olarak geçmektedir. Diğer çeşmenin adı “Kaniya Ereban” (Araplar Çeşmesi)’dır. Bu çeşmeye bu adın verilmesinin nedeni Rakka çölünden kuzeye doğru hareket eden bazı konar-göçer Arapların yaz seyahatlerinde kendileri ve hayvanları için su ihtiyaçlarını temin etmek için bir süre bu çeşmenin başında kalmalarıdır. Arapların bu çeşme etrafında mola vermelerinden dolayı Kobani Kürtleri bu çeşmeye “Kaniya Ereban” (Araplar Çeşmesi) adını vermişlerdir. Yani “Aynu’l Arap” ismi Kobani’deki Kürtlerin kendilerine ait olan çeşmeye Arapların gelerek su ihtiyaçlarını karşılamalarından ötürü bu çeşmeye verdikleri bir isimdir. Zaten öteden beri Kobani’nin bir Kürt yerleşim birimi olduğu Araplar tarafından da kabul edilmektedir.
Buradan çıkan sonuç şudur: Kürtlerin ilgili çeşme için kullandıkları “Kaniya Mürşid” Osmanlılar tarafından Kobani için kullanılırken, yine Kürtlerin diğer ilgili çeşme için kullandıkları “Kaniya Ereban” ismi de Suriye rejimi tarafından “Aynu’l-Arap” çevirisiyle Kobani için kullanılmıştır. Kobani’ye giden Suriyeli şair Dr. Muhammed Mağût bu çeşmelerin kuruduğunu görünce ve orada Araplara da rastlamayınca Arapça şu cümleyi kullanmıştır:
“Zehebtu ila Aynu’l-Arab fe lem ecid la aynen ve la Ereben” (Aynu’l-Araba gittim fakat orada ne bir çeşme gördüm ne de bir Arap).

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.